11.YARGI PAKETİ 'COVİD MAĞDURLARI HAK İHLALLERİ '' YÜZBİNLER YİNE UNUTULDU !
11.Yargı Paketinde COVİD MAĞDURLARI yine unutuldu. 31 Temmuz 2023 Tarihli infaz düzenlemesinde geçici 10. maddesinde ve fıkralarında verilen hakların geri alaınacağına dair hiçbir hüküm yoktur. 31 Temmuz 2023 tarihi itibariyle HÜKÜMLÜ olanlar 3 yıl denetimli serbestlikten yararlanırken ,31 Temmuz 2023 tarihinde dosyaları Yargıtay-İstinafta olanların sonradan HÜKÜMLERİNİN kesinleşmesi yüzünden tüm haklarının geri alınması Hukuka -Anayasa-Yargıtay İçtihatlarına da aykırıdır.
CUMHUR İTTİFAKI (AKP+MHP )'COVİD MAĞDURLARI HAK İHLALİNİ ''11 .YARGI PAKETİNE YİNE KOYMAYARAK ONBİNLERCE MAHKUM VE YÜZBİNLERCE MAHKUM AİLELERİNİN MAĞDURİYETİNE DEVAM ETMESİNE NEDEN OLUYOR. ..
31 TEMMUZ YASASI ile 5275 SAYILI İNFAZ KANUNUNA EKLENEN GEÇİCİ MADDE 10’UN ANAYASA’YA AYKIRILIĞI SORUNU
Emsal karar 5275 sayılı İnfaz Kanununa eklenen suç tarihi yerine hükümlü olunan tarihi esas alan, işbu tarihin esas alınması ile "31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve cezasının belirli bir süresini bu kurumlarda geçiren hükümlüler" için ayrı bir uygulama, hakkında verilmiş olan hapis cezası sonraki tarihli olarak kesinleşen ve infaz edilen kişiler yönünden ayrı bir uygulama getiren Geçici Madde 10'un 6. fıkrası Anayasa'ya açıkça aykırıdır.
Kişilerin çoğu durumda kendi ellerinde olmayan, uzayan soruşturma, kovuşturma ve kanun yolları aşamalarından kaynaklanan ve makûl sürede yargılanma haklarını da ihlâl eden yargısal işleyişlerden ötürü aleyhe uygulamaya tabi tutulmalarının hakkaniyete uygun bir tarafı da bulunmamaktadır.
Suç tarihi , Yasa'nın yürürlük tarihinden önce olan ancak hapis cezasının kesinleşme tarihi 31.07.2023 tarihi sonrasında gerçekleşen kişiler, aleyhe belirlenecek açığa ayrılma ve denetimli serbestlik sürelerine ilişkin mutlaka yetkili İnfaz Hâkimliği nezdinde başvuruda bulunmalı ve İnfaz Hâkimliğince bahse konu yasa maddesinin somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesince iptali için başvuruda bulunulması talebiyle dilekçe vermelidir. Aynı tarihte suç işleyen kişilerin hükümlü statüsüne geçilen tarihler esas alınarak şartla salıverilme, ceza ve davaların ertelenmesine ilişkin farklı uygulamalara tabi tutulmalarının infazda adalet ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bahisle verilen Anayasa Mahkemesi’nin 15.10.2003 tarihli ve 2003/84 E., 2003/89 K. sayılı 4616 sayılı iptal kararı bu hususta yol göstericidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 15.10.2003 tarihli ve 2003/84 E., 2003/89 K. sayılı 4616 sayılı iptal kararı ile; "Aynı tarihte suç işleyen iki kişiden biri hakkındaki yargılamanın soruşturmayı yapan organlar tarafından kısa sürede sonuçlandırılarak kesin hükümle bitirilmesi ve sanığın hükümlü statüsüne geçmesi halinde indirimin bir kez yapılması, ikinci kişinin kaçması ya da kimi nedenlerle yargılamayı güçleştirecek gayretler içerisinde olması veya yargılayanların çeşitli nedenlerle yargılamayı sonuçlandıramaması durumunda ise her dava için ayrı erteleme imkanı getirilmesi, Yasa'nın uygulanmasında adîl olmayan farklı sonuçlar oluşturabilecektir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesindeki "hukuk devleti" ilkesi ile 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır. İptali gerekir." şeklinde 21.12.2000 günlü, 4616 sayılı "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun"un 1. maddesinin 21.5.2002 günlü, 4758 sayılı Yasa ile yeniden düzenlenen 4. bendinin birinci paragrafının, "... haklarında ... son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş ..."ler yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar vermiştir.
İptal kararında, aynı tarihte suç işleyen kişilerin koşullu salıverilme ve erteleme süreleri açısından farklı hukuki sonuçlar ile karşılaşmalarının infazda adalet ve eşitlik ilkesine tamamen aykırı olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç olarak 5275 sayılı İnfaz Kanununa Geçici Madde 10’nun Anayasa’ya, eşitlik ve infazda adalet ilkesine aykırı olduğu açık olup bu süreçte Yasanın olumsuz uygulamalarına maruz kalacak bireylerin hukuki yolları sonuna kadar kullanmaları ve tüketmeleri gerekmektedir.
11. YARGI PAKETİ MADDELERİ VE İÇERİĞİ
11. Yargı Paketi'nde "meskun mahalde silah atma, trafikte yol kesme, bilişim suçlarının önlenmesi, sanal bahis ve kumar, çocukların suçtan korunması" gibi önemli düzenlemelerin yer aldığını aktaran Bakan Tunç, paketin yaklaşık 40 maddeden oluşacağını söyledi.
Özellikle çocukların yargılanması konusunun önemli hale geldiğini belirten Bakan Tunç, "Bunun bilimsel olarak değerlendirilmesi lazım. Çocukları suça sürükleyen sebeplerin ortadan kaldırılması öncelikli hedefimiz olması lazım." diye konuştu.
YENİ YARGI PAKETİ'NDE NELER VAR?
Suça karışan çocukların nasıl yargılanacağına ilişkin mevzuatta düzenlemelerin yer aldığını aktaran Bakan Tunç, 12 yaş altı çocuklara cezai yaptırım uygulanmadığını, 12-15 yaş ile 15-18 yaş arasındaki çocuklara da takdiri indirim yapıldığını bildirdi.
Bakan Tunç, "Sorun olan kısım 15-18 yaş grubuyla ilgili. Bununla ilgili önerilerimizi milletvekillerimize ilettik. 15-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından yaşın büyümesi, çocuğun fiziksel durumu, çocuğun tekrar tekrar suç işlemiş olması, kasten işlenen öldürme suçlarında hakimlerimize indirim noktasında takdir yetkisinin verilmesinin doğru olacağını düşündük." ifadelerini kullandı.

YARGI, BU KARANLIK YAPILANMALARA KARŞI SESSİZ KALMAYACAKTIR
Bakan Tunç, son dönemde yeni nesil suç yapılanmaları ile karşı karşıya kaldıklarını anlatarak, klasik mafya düzenlerinden farklı olan bu yapıların dijital ağlar ve sosyal medya mecraları üzerinden örgütlendiğini ve özellikle çocuklar ile gençleri hedef aldıklarını bildirdi.
Söz konusu yapıların toplumsal huzur ve devletin otoritesini zayıflatmayı amaçladığını belirten Adalet Bakanı Tunç, "Uyuşturucu, şiddet ve yasa dışı kazanç kültürünü parlak bir yaşam imgesi gibi sunan bu yapılar, aslında milletimizin huzuruna, adaletin itibarına ve devletimizin bekasına yönelmiş birer tehdittir. Gençlerimizi kendi tuzaklarına çekmek, onları suçla tanıştırmak ve topluma karşı sorumsuz bir gelecek inşa etmek, bu yapıların esas hedefidir." diye konuştu.
"Yargı, bu karanlık yapılanmalara karşı sessiz kalmayacaktır." diyen Bakan Tunç, hukukun bütün imkanlarıyla suçun ve suçlunun karşısında duracağını kaydetti.
Bakan Tunç, "Adalet erdemini ve kudretini her alanda gösterecektir.
Gençlerimizi kandıran, toplumun huzurunu zehirleyen, devletimizin otoritesine meydan okuyan hiçbir yapılanma, Türk yargısının kararlı iradesi karşısında tutunamayacaktır." değerlendirmesini paylaştı.
Son yıllarda özellikle bilişim sistemleri ve telefonlar üzerinden yapılan dolandırıcılık fiillerinde artış görüldüğünü, yaşlıların hedef alındığını anlatan Bakan Yılmaz Tunç, "Bu tür eylemlere karşı devletin eli tereddütsüz şekilde inmeli, adalet gecikmeden tecelli etmelidir. Hiçbir dolandırıcının, hiçbir fırsatçının, hiçbir suistimalcinin adaletin elinden kurtulmaması gerekir. Bu kapsamda 11. Yargı Paketi'ni milletvekillerimizin takdirine arz ettik." ifadelerini kullandı.

GENEL AF ÇIKACAK MI?
Bakan Yılmaz Tunç, infaz sisteminde değişikliğe gidilip gidilmeyeceğine ilişkin soru üzerine, daha önce bazı düzenlemelerin hayata geçirildiğini hatırlattı.
11. Yargı Paketi'yle toplumsal huzur ve güvenliği bozmaya yönelik suçların yaptırımının daha da netleştirilmesini amaçlayacaklarını belirten Adalet Bakanı Tunç, "Meskun mahalde silah atanın cezası 1 yıldan 5 yıla kadar ceza öngören taslağımızı Meclis'e sunduk. Bu taslak komisyondan geçti. Kurusıkı da buna dahil düğünlerde, nişanlarda silah atılıyor, oralarda eğer silah atılmışsa yarı oranında arttırılması söz konusu." bilgisini paylaştı.
Trafikte yol kesme, ulaşım araçlarını engelleme konularında da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis öngören düzenlemenin TBMM'de olduğunu aktaran Bakan Tunç, bunların yanı sıra bilişim suçları, telefon dolandırıcılığı, sanal bahis konularında da düzenlemelerin yasalaşması gerektiğini ifade etti.
Bakan Yılmaz Tunç, "İnfazla alakalı af vesaire bu konular gündemimizde değil." dedi.







YORUMLAR